Tarihi yarımada, yüzyıllar boyunca kültürel çeşitlilikleri de içinde barındırmıştır. Istanbul’un en ünlü meyhaneleri de bu bölgede yeralmıştı. Bir köşede ünlü Agora meyhanesi, diğer başta Pehlivan Parpul, bir yanda Zorzo Dolfin, diğerinde Müririye Kulübesi, Karanlık, Karanfil, Balat Yaset, Tümbet, Gümüş Endaze, Anaia, Çingene Müslim, Ekserci Nesim, Lavtacı Hristo, Papaz Bağı ve daha birçoğu hep bu bölgede yaşadılar.
Balıkçı İo ise yepyeni ama sunduğu birbirinden leziz yemekleri, manzarası, atmosferi ve hatta İstanbul Boğazı’na, Haliç’e ve Bizans İmparatorlu’ğuna ismini veren mitolojik hikayeden aldığı “İo” adıyla, geçmişi günümüzde yaşatmaya istekli. Aydınlatmalarından, zeminde kullanılan doğal taşlara, ahşap pencerelerinden, duvar mozaiklerine kadar bir çok ayrıntı geçmişteki orjinallerine sadık kalınarak yeniden canlandırılmış. Eski İstanbul ve Ege Mutfakları’nın incileri ise Balıkçı İo'da çoktan yeniden hayat bulmuşlar bile. Bunlardan bazıları balık pastırması, levrek mezesi, deniz lokması, sakızlı deniz börülcesi, falafel, topik, acuka, Ermeni pilaki, sebzeli balık köftesi, kaşıkta pazılı levrek, kalamar dolması, balık böreği, uskumru dolması ve en önemlisi işletme sahiplerinin kendilerinin hazırladıkları vişne likörü.
Diğer mekanlar için Istanbul Restoran Rehberi'ne tıklayınız.
No comments:
Post a Comment