Showing posts with label keçi boynuzu pekmezi. Show all posts
Showing posts with label keçi boynuzu pekmezi. Show all posts

Monday, September 20, 2010

Aşşk Kahve - Kuruçeşme


1997 yılının Ağustos ayında Kuruceşme’de boğaza sıfır sırın bir kulübede acılan assk kahve, açıldığı günden bu yana bir çok İstanbullunun gözde yeri olmuştur.

Yaz aylarında geniş bahçesinde cıvıl cıvıl bir kalabalığı ağırlar, kışın ise denizden ve Aşşk’ından kopmak istemeyen müdavimlerine vazgeçilemeyen sıcak yuvayı yaşatır .

Menüsünde yaratıcı, sağlıklı ve ıc acıcı olması on planda tutulan assk kahvede sıcak ve soğuk sandviçler ve salataların yanı sıra sebzeli tofu, otlu omlet gibi hoş surprizler de bulunur. Kış aylarında assk ta pişen çorbaların ve her gün çıkan farklı bir sıcak ev yemeğin tadına doyum olmaz.

Assk Kahve!nin açık olduğu her gün ve saatte tadına varabileceğiniz ev kahvaltısının ise en hoş tarafı istediğiniz kahvaltılık çeşidini istediğiniz kadar sipariş edebilmeniz ve minik tabaklarda masanıza getirilmesi. Bu kahvaltıda sızı bomba gibi hissettirecek her şey var: ev reçelleri, cam balı, organik keçi boynuzu pekmezli tahin pekmez, fıstık ezmesi, hellim peyniri, ekolojik zeytinler, neler neler…

Sağlığımız yediklerimizle, yediklerimizin sağlığı da onları oluşturan malzemelerle baslar. İşte bunu için Aşşk'ta yıkama suyu dahil bütün sular çok gelişmiş bir arıtma filtrasyon sisteminden geçer, bütün yemekler sızma zeytinyağı veya az miktarda saf tereyağı ile pişer, yumurtalar İstanbul yakınlarından sağlıklı tavuklardan elde edilir, mümkün olan yerde ekolojik ürünler kullanılır, yiyecekleri saklama ve pişirmede en iyi şartlar sağlanır. En azından bunlar kadar önemli olan bir şey de Assk Kahve'de yiyecekler huzurlu bir ortamda, işini seven kişiler tarafından sevgiyle hazırlanır, sunulur… bunun için bu güne kadar assk ta bir yiyen bir daha gelir. Hem midesi huzur bulur hem de ruhu…

Diğer Mekanlar için: İstanbul Restoran Rehberi tıklayınız.

Friday, August 13, 2010

Feriye Lokantası - Ortaköy

19.yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı sultanlarının Topkapı Sarayı'ndan Boğaziçi'nde yaptırdıkları görkemli saraylara taşınmaları ile başlar Feriye Karakolu'nun öyküsü... Beşiktaş'tan Ortaköy'e uzanan Dolmabahçe , Çırağan Saraylarının bir bakıma son noktası olan Feriye Karakolu, dönemin Osmanlı Mimarisinin ilginç örneklerinden biridir. 1995 yılında Kabataş Eğitim Vakfı tarafından restore edildikten sonra , bugün Feriye Lokantası olarak, Boğaziçi'nin bu müstesna köşesinde geçmiş ile geleceğin buluşma noktasını oluşturuyor.

Feriye Lokantası, mönülerini mevsim şartlarına göre düzenlemekte; tabiatın doğal şartlarda (organik) sunduğu her türlü gıda malzemesi, süresi boyunca kullanılmaktadır. Çünkü otantik mutfak kültürünü temsil etmenin ilk kuralı mönülerin mevsimlere göre planlanmasıdır. Mönülerde, 12.yy -14.yy veya 19.yy'a ait eski geleneksel yemek reçeteleri, teknikleri özelliklerine sadık kalınarak çağdaş bir anlayışla sunulmaktadır. Mönümüzde, bir 14.yy klasiği olan asma yaprağında pastırma sunulduğu gibi mitolojik yemek pişirme tekniklerden biri olan yağda mantı da, çam fıstıklı balık içi ile doldurularak biber taratorunda sunulmaktadır. 15.yy tekniklerinden safranlı kalkan balığını ızgarada pişirerek; kireç kaymağında kabak lokmasını ise ahududu ezmesi ile sunuyoruz.

Dünyada yemek alışkanlıkları, zaman ve mekana göre daima farklılıklar göstermektedir. Osmanlı veya Bizans usulü pişirme tekniklerini, biz de zaman ve mekan faktörlerine göre değerlendirip günümüz damak tadına uyarlamaktayız.

Genellikle İstanbul klasiklerine mönüsünde yer veren Feriye Lokantası, yöresel mutfakların vazgeçilmezlerini de yemekseverlere sunmaktadır. Ege mutfağının yabani ot çeşitleri, bir Güneydoğu Anadolu klasiği olan sürkebzet, ceviz macunu, keçi boynuzu pekmezi bunlardan bazılarıdır. Osmanlı İmparatorluğu'nun 17.yy'daki sınırları içinde yer alan bölgelerin yemekleri de Feriye Mutfağı için büyük bir önem taşımaktadır.

Diğer Mekanlar için: İstanbul Restaurants Rehberi tıklayınız.

Bu Blogda Ara