Wednesday, September 26, 2012
Hatay Medeniyetler Sofrası
Bir yandan Amanos dağlarından gelen kekik kokulu serin rüzgarlar ve efsanelerin ırmağı Asi'nin sularıyla bereket fışkıran Amik Ovasının kucakladığı Hatay toprakları... Diğer yandan dinlerin ve mezheplerin hoşgörüsünün en sağlam bağlarla yaşandığı Hatay toprakları...
Bu müstesna ve zengin birikimiyle göz kamaştıran Hatay mutfağından siz değerli misafirlerimize sunabilmek üzere yıllar öncesinden var olan deneyimlerimizden güç alarak o yöreden özenle seçilen elemanlarıyla yola çıkmayı amaç edindik... 2004 yılında sayın başbakanımızın Hatay'da yapmış olduğu konuşmasından da esinlenerek soframızın adını, "Hatay Medeniyetler Sofrası" olarak tescil ettirdik...
%90'ını o yöreden temin etmekte olduğumuz ürünlerden oluşturulan zengin içerikli soframızı sizlere en ayrıcalıklı biçimde sunabildiğimiz için onurluyuz... Mutluyuz...
Diğer Mekanlar için: İstanbul Restaurants Rehberi tiklayiniz.
Tuesday, October 11, 2011
Nayeb - Aksaray
Vekil anlamina gelen Nayeb, İran mutfaginin et ağırlıklı menüsünü hizmetinize sunar.
Çok farklı şekillerde ve taze yeşilliklerle yapılan birçok kebap çeşidi bulunuyor Nayeb`de. Ana yemek olarak servis edilen İran`a özgü 30`dan fazla lezzet barındıran mekânda tavuk, sebze ve havuç karışımına katılan İran arpasından yapılan çok özel çorbayı da denemenizi tavsiye ediyorum. Tabii İran`ın en leziz tatlarından şole zarda tatlısını yemeyi unutmayın.
Diğer mekanlar için İstanbul Restoran Rehberini ziyaret edebilirsiniz.
Thursday, August 18, 2011
Hatay Has Kral Sofrası - Aksaray
Güneyin lezzet geleneğini seçkin bir hizmet anlayışla İstanbul'da yaşatan Hatay Has Kral Sofrası, artık Türkiye sınırlarının dışında da yurtdışından gelen misafirlerine Türk kebabının keyfini sunmaktadır.
Hatay Has Kral Sofrası yöresel kültürün bütün orjinalliğiyle evrensel ölçütlerde sunmayı hedef olarak belirledi.İlk günkü dinamizm ve heycanlarını yitirmeden, çalışmalarını bugün de titizlikle sürdürmektedir.
Yerel lezzetleri en iyi şekilde sunabilmek amacıyla yörenin usta aşçılarıyla çalışan Hatay Has Kral Sofrası, geniş bir kadroyla konuklarına servis vermektedir.
Diğer mekanlar için İstanbul Restoran Rehberini ziyaret edebilirsiniz.
Tuesday, May 17, 2011
Aksaray Ciger Sarayi - Aksaray
Diğer mekanlar için İstanbul Restoran Rehberini ziyaret edebilirsiniz.
Monday, September 27, 2010
Kaburga Sofrası - Aksaray
Mardin mutfağının seçkin lezzetlerini sunan Kaburga Sofrası, otantik tatlara düşkün olanların vazgeçilmez adresi. Şişli ve Aksaray'da 2 şubesiyle hizmet veren mekânın sahibi Cebrail Demirat, Mardinli bir ağanın oğlu. 1996 yılında Diyarbakırlı bir ortakla birlikte İstanbul'da ilk lokantasını açan Demirat, 1.5 sene sonra ortağı ile yolunu ayırıp 1998 yılında kendi yerini açıyor ve Kaburga Sofrası adını verdiği lokantasını eşiyle birlikte işletiyor. Yemekleri uzun yıllar Cebrail Bey'in eşi Esra Hanım hazırlıyor; sonraları yanına yardımcı alıyorlar.
2001 yılında Şişli'deki Kaburga Sofrası açılıyor. Şişli 60, Aksaray ise 120 kişi kapasiteli. Her iki lokanta da 12.00-23.00 saatleri arasında hizmet veriyor.
Kaburga Sofrası uyguladığı anket sistemiyle müşterilerinin doğum günlerinde tebrik kartları gönderiyor. Cebrail Demirat, Mardin'in tanıtımına da büyük önem veriyor. Restoranın duvarlarındaki resimler görülmeye değer.
Meşhur Kaburga dolması, lezzetini Mardin'de doğal ortamda beslenen süt kuzusu veya oğlaktan alıyor. Kuzu ya da oğlağın kol kısmı ve kaburgası arasındaki boşluğun özel iç pilavla doldurulup dikilmesi ve 8 saat buharda pişirilmesiyle hazırlanan Kaburga dolması, adeta bir tutku yaratıyor. Son zamanlarda mönüye çiğ köfte de eklenmiş.
Şişli- İstanbul
Halaskargazi Cad. No: 252/ 4 Atatürk Müzesi Yanı
Thursday, August 5, 2010
Zeyrekhane - Koç Vakfı - Fatih İstanbul
Sizleri büyülü bir zaman yolculuğuna davet ediyoruz... Unkapanı'ndan Aksaray'a doğru, sağ tarafta bir kartal yuvası konumunda, Haliç'i ve Marmara'yı kucaklayan Zeyrek'i gördünüz mü? Zeyrek, kurtarılmaktan yana ümidini kaybetmeyen bir tarihi miras olarak karşımızda duruyor... Zeyrek Bizans'ın surlarla çevrildiği ilk dönemlerde Pantokrator Manastırı'nın kurulmasıyla gözde bir semt olmuş. İstanbul'un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından seçkin bir müslüman mahallesine dönüştürülmüş. Fatih'in Ayasofya'da papaz odalarında kurduğu ilk üniversiteden sonra, Pantokrator Manastır Camii ve Medresesi İstanbul Üniversitesi'nin temeli, müderrisi ise Mevlana (Molla) Mehmet Zeyrek olmuş.
Şimdi, tarihi Zeyrek semtinde, İstanbul'un görkemli güzelliğini gözler önüne seren bir Türk Sofrası var... Zeyrekhane, Fatih Belediyesi ile Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı'nın işbirliği ile gerçekleştirilmiş bir tesis. Bir yıllık bir çalışma sonucu tarihi dokunun bozulmamasına özen gösterilerek tamamlanmış.
Zeyrek’in sözlük anlamı “akıl”; zeyrekhane: akıl evi, eğitim merkezi, külliye anlamında kullanılıyor.
Zeyrekhane'ye ulaşmak için adına Zeyrek denilen açık hava müzesinde bir zaman yolculuğu yapacaksınız. Dik yokuşlarda, eğri büğrü yollarda, birbirine yaslanarak ayakta durabilen ahşap evlerin arasından geçeceksiniz ve bu mekana vardığınızda karşınıza son derece muhteşem bir manzara çıkacak: Sağda Şehzadebaşı Külliyesi, onun biraz solunda Süleymaniye, biraz sola dönünce Sultanahmet ve Ayasofya yan yana. Tam karşıda Topkapı Sarayı'nın kubbeleri, yanında Marmara, onun ardında Üsküdar. Sol taraf Galata ve Beyoğlu-eski Pera. Sağ elinizle Beyazıt, sol elinizle Galata Kulelerine dokunabilirsiniz.
İşte bu etkileyici manzarayı seyrederken, Zeyrekhane’nin kendine özgü sıcacık, nostaljik atmosferinde Türk mutfağının en seçkin lezzetlerini tadabilir, kahvenizi içebilirsiniz. Mekanın dekorasyonuyla, tıpkı Cafe Du Levant’da olduğu gibi, Rahmi Koç ve Azize Taylan bizzat ilgilenmiş. Restorasyon sırasında kullanılan harçlar Anadolu’dan toparlanan özel alaşımlarla aslına uygun olarak yapılmış. Zeyrekhane’de gördüğünüz tüm tablolar, fermanlar, kavukluklar, hat örnekleri her şey orjinal. Aksesuarlardaki çini çalışmalarını dünyaca ünlü çini ustamız Sıtkı Olçar, nam-ı diğer “Sıtkı Usta” yapmış.
Zeyrekhane’nin müdavimleri arasında Vitali Hakko, Leyla Alaton, Saadettin Tantan ve Memoli de varmış. Aşçı, tabii ki bir Türk, Bekir Özkan. Daha önce Cafe du Levant'ta çalışmış. En çok tercih edilen spesyaller arasında Zeyrek Kebabı, Kekikli piliç külbastı ve tatlılardan da Bülbül yuvası ve Ayva tatlısı var. Zeyrekhane’nin ünü o kadar yayılmış ki şu anda www.cuisineturque.com adresi altında bile duyuruluyor. Ayrıca 2000 yılında, dünyaca ünlü milyarder işadamı Rockfeller da burayı ziyaret etmiş.
Bilginize sunulur; her sene Zeyrekhane’de Ramazan ayı boyunca canlı ud müziği eşliğinde özel Ramazan eğlenceleri düzenleniyor. Bunun dışındaki zamanlarda canlı müzik yok; CD’den Türk Tasavvuf Müziği ve Klasik Türk Müziğinin en hoş örnekleri çalınıyor.
Mayıs ayında Bahçe kısmı da hizmete açılıyor. Buranın oturma kapasitesi 150 kişi; içerdeki salonun oturma kapasitesi ise 75 kişi.
Diğer Mekanlar için: İstanbul Restaurants Rehberi tıklayınız.


