Showing posts with label patates. Show all posts
Showing posts with label patates. Show all posts

Friday, December 17, 2010

Arı Kovanı Restaurant Yeni Yıl Balosu

Arı Kovanı Yeni Yıl Balosu

2011'i artık gelenekselleşen balomuzla karşılıyoruz.Mutfak ekibimiz size özel lezzetlerden oluşan bir menü hazırladı.Eğlence ve dans için canlı müzikleri ile SANTİMENTAL ve ardından

Türk Pop müziğinin unutulmaz ismi COŞKUN DEMİR bizlerle birlikte olacak.
Yeni yılın sağlık,mutluluk,başarı ve bol kazanç getirmesi dileğiyle...Neşe dolu yıllar...

Masalarda karanfilli leblebi,taze patates ve pancar cipsi

Soğuk Meze Tabağıçerkez tavuğu,köz patlıcan salata, vişneli yaprak sarma,humus (Cunda kırma zeytini ile),füme alabalık,girit ezmesi,kızarmış hellim (kan greyfurt ile), deniz mahsulleri relişi

Ara Sıcak patlıcan rulo (napoliten sos ile),özel yapım mantı,yufkalı karides

Marul Salatası

Ana Yemek kestaneli hindi sarma(iç pilav,brüksel lahanası ve karamelize arpacık soğan ile)

Yeni Yıl Tatlısı

İşkembe Çorbası

Limitsiz Yerli İçki

140 TL / kişi

Diğer Mekanlar için: İstanbul Restoran Rehberi tıklayınız.

Saturday, November 27, 2010

Jazz Cafe - Beyoğlu - Istanbul

Beyoğlu içinde yüzlerce mekanı barındıran bir merkez. Ancak kaç tanesinin 22 yıllık geçmişi var? Ya da kaç tanesi gerçekten Jazz müzik içeriğini taşıyor? Soruların yanıtı elbette JAZZ CAFE.

Jazz Cafe arkasındaki 22 yıllık geçmişi ve Jazz müziğine verdiği destekle bu yüzlerce mekandan bir anda sıyrılıyor. Dostlarının profili ve içeriğinin kalitesi Jazz Cafe’nin sadece Beyoğlu’nun değil Türkiye’nin da önemli bir mekanı olduğunu gösteriyor.

Hafta içindeki canlı müzik konuklarının ve yıl içerisindeki müzik politikasının seçkinliği hemen göze çarpıyor. Başta her çarşamba çıkan Bülent Ortaçgil olmak üzere çok sayıda müzisyeni Jazz Cafe sahnesinde müzik dostlarına güzel performanslar sergiledi, sergilemeye devam ediyor.

İki kat toplam olarak ayakta 350-400 kişi kapasiteli. Biraz sıkışılırsa 500 kişi de alabilir. İstanbul’da kapılarını 1997’de açmış ancak öncesi 1982 yılına Bodrum’a uzanıyor. Cengiz Şanlı ve Mete Gürman tarafından açılan ve uzun süre Bodrum’da hizmet veren Jazz Cafe şimdilerde İstanbullu müzikseverlere hizmet veriyor. Mekan 20:00-04:00 arası açık. Pazar günleri kapalı. Cuma ve Cumartesi günleri hariç her gün canlı müzik var. Mekanın her iki katında da restoran hizmeti veriliyor. Kredi kartının geçtiği mekanda içkinin yanında sunulan aperatifler çok ilginç. Jazz Tabağı: Sosis, midi köfte, börek ve patates tava. Jazz Böreği: Tavuk, mantar, havuç, kabak, bezelye. Çıtır Hanım: Kızarmış ekmek üzerine yumurta, dana jambon. Kıtır Bey: Kızarmış ekmek üstüne dana jambon, eritilmiş kaşar.

Bu sene 23. kez kapılarını açan mekan şimdilerde başarılı işlere imza atan müzisyenlerin ilk sahne aldığı yerlerden birisi. Erkan Oğur, Gürol Ağırbaş, Cem Aksel, Eylem Pelit, Önder Focan, Şevket Akıner, Baki Duyarlar, Maffy Falay, Volkan Öktem, Ayşe Tütüncü, Yahya Dai, Bülent Somay, Oğuz Büyükberber gibi pek çok ismin yanı sıra genç cazcıları da Jazz Cafe’de dinlemeniz mümkün. Ayrıca üst kattaki sahne müzik tesisatı açısından hayli iddialı.

Diğer mekanlar için Istanbul Restoran Rehberi'ne tıklayınız.

Saturday, November 6, 2010

Newyorker Group - Bebek - Nişantaşı - Kuruçeşme

Manhattan Cafe
Manhattan'ın menüsü Amerikan ve İtalyan mutfağının bir sentezi. Uzun yıllar Amerika'da çalışan Cemal Başturan ve Ender Arkun'un deneyimleriyle hazırlanan yemekler, Türk damak tadına da uyarlanarak leziz ve değişik tadlar sunuyor.

Bu tatlar arasında Maryland Usulü Pavurya Mücveri Tartar Sos ile, Moule Marinier ( Beyaz Şarap, Crema, Pırasa, Taze Soğan ve Sarmısak soslu ithal midye) , Izgara Bonfile, Roast Patates ve Stir Fried Sebze ile, Pesto Soslu Tavuk Izgara Marine Sebze ve Patates ile Manhattan menüsünün tadılması gerekenleri arasında.

Manhattan Cafe odun ateşinde pişen taş fırın pizzaları, ev yapımı makarnaları, salata ve ızgara çeşitleri ile dünya kahveleri, aromatik çay çeşitleri ve çeşitli tatlılarla öğle ve akşam yemekleri dışında da güzel vakit geçirebileceğiniz geniş bir menü ile hizmetinizdedir.

Manhattan Cafe iş toplantıları, nişan ve düğün yemekleri, yaş günü ve diğer organizasyonlarınız için hizmetinizdedir. Özel davet kısmı 30 kişiye kadar, restaurant kısmı ise toplam 100 kişiye kadar olan davetleriniz için uygundur.

Güzelbahçe Sok (Amerikan Hastanesi sokağı) No:8
Niaşantaşı - Maçka
(212) 234-3379 begin_of_the_skype_highlighting (212) 234-3379 end_of_the_skype_highlighting

New Yorker – Kuruçeşme (yazlık)
Kalitesi, lezzetli yemekleri, şıklığıyla dört senedir Bebek’te bir restaurant klasiği haline gelen NewYorker yaz boyunca Kuruçeşme’de yeşillikler içinde, güney sahillerinin şık mekanını aratmayan ambiansı ile hizmet veriyor. Akdeniz tarzının minimalize edilmiş çizgilerini taşıyan New Yorker, haftanın yedi günü öğle ve akşam menüsü farklı, leziz yemekleri, özenli servis ve müziği ile, İstanbul yaz gecelerine ayrı bir renk katacak.

Muallim Naci Caddesi (Sahilyolu)
No:149 / Kuruçeşme
(212) 265-6912 begin_of_the_skype_highlighting (212) 265-6912 end_of_the_skype_highlighting

New Yorker - Bebek
Bebek New Yorker yeni dekorasyonu ve konsepti ile faliyete geçmiştir. Misafirlerinin yemek zevkleri dışında evlerinin misafir odasındaymış gibi hissedecekleri rahat koltuk, kanape ve pufların olduğu lounge kısmı, bar kısmı ile birleştirilerek, yemek sonrası bütün mekanda DJ müziği eşliğinde saat 23:00 ten sonra eğlencenin devam edeceği bir ambians hakim olamaktadır. Cevdetpaşa Cad. Manolya Sok.

(Sahilyolu) No: 244
(212) 287-5295 begin_of_the_skype_highlighting (212) 287-5295 end_of_the_skype_highlighting

Maçka Restaurant, Bar & Lounge
Akşam üstü is sonrasi kokteylinizi yudumlayabileceginiz genis bir bari ve rahat koltuklarda günün yorgunlugunu atabileceginiz bir lounge kismi, daha sonra romantik bir ortamda yemeginizi yiyebileceginiz sik bir restauranti ve yemek sonrasi sabaha kadar ünlü DJ lerle eglencenizi sürdürebileceginiz Macka, New Yorker Grubu'nun üstün kalite ve servis anlayisi ile bütünleserek 1 Aralik’tan itibaren hizmete girdi.

Süleyman Seba Caddesi
(Akaretler Yokusu) No:93
(212) 236-3535 begin_of_the_skype_highlighting (212) 236-3535 end_of_the_skype_highlighting

Monday, August 16, 2010

BW Citadel Hotel | Ramazan 2010 | Iftar Menuleri








İftar Menüsü:
Geleneksel İftariye tabağı

(Kaymak, Dil Peyniri, Tulum Peyniri, Beyaz Peynir, Hurma, Siyah Zeytin, Pastırma, Bal, Reçel, Domates, Salatalık), Sebze Çorbası veya Günün Çorbası,Izgara Sucuk Tabağı, Zeytinyağlı Tabağı veya Su böreği, Akdeniz Salatası(Beyaz Peynir ve Balsamik sos ile), İç pilavlı Kuzu Tandır veya Tereyağlı pilav eşliğinde Dana Kavurma veya Pilav ve Patates kızartması eşliğinde Tavuk Şiş, Güllaç veya Dondurmalı Kadayıf veya Kavun ve Karpuz Tabağı, Ayrıca limitsiz içecekler,Kızılcık Şerbeti,Ayran,Meşrubatlar,Meyve Suları,Çay

Diğer Mekanlar için: İstanbul Restoran Rehberi tıklayınız.

Diğer İftar Mekanları için : iftarmekanlari.com tıklayınız.

Monday, July 5, 2010

Sofyalı 9 Restaurant - Asmalımescit - Beyoğlu

Sofyalı 9 Restaurant orjinal iki katlı bir Asmalımescit evinde hizmet veren küçük bir yer. Ne özensiz ve sade, ne de gösterişli ve iddialı bir dekorasyona sahip. Ege – Akdeniz kıyılarında rastlanabilecek lokantalara benziyor. Mutfağı da öyle, ambiyansı da; hep Yunan muziği çalınıyor örneğin.

Bir süredir özellikle medya dünyasının üst düzeyi arasında hayli bahsedilir bir yer olmasının da etkisiyle, Sofyalı`nın zaten kısıtlı sayıdaki masalarında hafta sonları yer bulmak olanaksız…

Sofyalı'da yemekler baş döndürücü. Tam 33 maddelik bir meze mönüsü! Mercimek, fava, haydari, patates ezmesi, fasulye turşusu, kısır, lakerda... Hepsi de kusursuz, hatta İstanbul`un en iyi mezeleri arasında en üst sıraya aday...

Diğer Mekanlar için: İstanbul Restaurants Rehberi tiklayiniz.

Wednesday, June 30, 2010

Mel's Bebek Istanbul - Bebek

İstanbul'un en güzel Boğaz semtlerinden Bebek'in hemen girişinde, cumhuriyet döneminin en önemli restoranlarından olan Süreyya varmış bir zamanlar.

Aslında Ankara'da bu işi yapan ve Beyaz Rus olan Süreyya Bey'in müşterileri ağır müşteriler; diplomatlar, milletvekilleri, aydınlarmış. Israr üzerine İstanbul'a gelmiş ve burada da aynı ağır yerini almış. İşte yıldızlı şefe kabul ettirilen piliç Kievski de Süreyya döneminden kalma önemli bir tarif. Mel's de bu geleneği sürdürmek üzere buraya yerleşmiş.

Dodo olarak da tanınan Doğan Çakıt burayı şaşırtıcı bir ayrıntılar cennetine dönüştürmüş. Öyle ki, kışın şömine başında konuklarınızı ağırlayabilmeniz için haftalar öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyormuş.

Girişte ikram edilen sarı votka ya da narlı, karpuzlu, kirazlı, çilekli votka gibi mevsime uygun seçeneklerin ikram edilmesi de yine Süreyya döneminden gelen bir uygulama. Özel istekler ya da beğenileri bilinen kişiler için özel masa donanımları da Mels'in uygulamaları arasında.

Biz steak tartare ile başladık, bıldırcın yumurtası ile. Ardından, havyar ve narenciye sos eşliğinde ılık ıstakoz salatasını denedik. Hemen belirtelim, havyar gibi malzemeler yemeğin fiyatını artırabiliyor elbette ama mekan, mönü, servis gibi unsurlar düşünüldüğünde, Mel's'in fiyatları sanılacağı kadar pahalı değil.

Kievski nostaljisi

Mönüdeki seçenekler, eğer belli bir mantık izlenirse, birbirini tamamlayacak ve sindirecek kendine özgü bir zincirden oluşuyor. Leziz ekmekler ve soslarla başlayan yemek piliç Kievski ile devam ediyor.

İçine fesleğen ve tereyağı sarılmış piliç, kestiğinizde bu nefis malzemeyi dışarı bırakıyor ve altındaki leziz ekmeği ıslatarak kendi kendini servis ediyor. Buradaki kibrit patates dışında mönüde kızartma hiç kullanılmamış. Deniz mahsulü olarak da fırınlanmış lagos denedik, 'maksim' patates, bezelye püresi ve vanilyalı ıstakoz sos ile. Bu tabaklar pişirme yöntemleri, sunumları, bir araya gelen baharat ve soslarıyla hakikaten iddialı. Hani, yemek tabağı üzerine saygınlık inşa edilir de, herhangi bir şey olursa batılır mı, diye düşünebilirsiniz ama tabaklar çok iddialı.

Tatlı olarak mango gemisi içindeki lezzetleri denedik. Mango fırınlanmış, içine meyve salatası yerleştirilmiş, üzerine mango sorbe eklenerek, fırınlanmış ananas kıtır dilimlerden yelkenleri yapılmış ve gemi bir ananas diliminin üzerine yerleştirilmiş.

Lezzete doymayıp bir de zeytin konfit ve vanilyalı dondurma eşliğinde, kırmızı şarapla pişirilmiş çilek denedik. Hemen her türlü şarabı, şampanyayı, içkiyi ve özellikle meyveli votkaları deneyebilirsiniz. Mel's 10 haziranda yazlık dekorasyonu ve mönüsüyle yine açık. Mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

Diğer Mekanlar için: İstanbul Restaurants Rehberi tiklayiniz.

Bu Blogda Ara